Veri kurtarma laboratuvarında çalışan herkes size aynı şeyi söyleyecektir: En iyi veri kurtarma, hiç ihtiyaç duyulmayan veri kurtarmadır. Her gün, “Yedeğim vardı ama…” diye başlayan cümlelerle karşılaşıyoruz: Yedek diski aynı çantadaydı ve birlikte çalındı. Yedek, NAS’ın kendisiydi ve NAS çöktü. Yedek alınıyordu ama son altı aydır alınmıyormuş. Fidye yazılımı yedek diski de şifreledi.
Bu yazıda, hem evde hem de küçük ofislerde uygulanabilecek en basit ve en etkili yedekleme yaklaşımını, yani 3-2-1 kuralını anlatıyoruz.
3-2-1 kuralı nedir?
3-2-1 kuralı, yedekleme konusunda yıllardır kabul gören basit bir formüldür:
- 3 kopya: Önemli verilerinizin orijinali dahil toplam en az üç kopyası olsun.
- 2 farklı ortam: Bu kopyalar en az iki farklı türde depolama ortamında bulunsun (örneğin bilgisayarınızın diski ve harici bir disk ya da NAS).
- 1 uzak kopya: Kopyalardan en az biri fiziksel olarak başka bir konumda olsun (bulut, ofis dışındaki bir disk vb.).
Bu formülün mantığı basittir: Aynı anda aynı nedenden etkilenebilecek tüm kopyalar, aslında tek bir kopya gibidir. Bilgisayarınızla aynı masada duran ve sürekli bağlı olan bir harici disk; elektrik dalgalanması, hırsızlık, yangın, su baskını veya fidye yazılımı karşısında bilgisayarınızla birlikte kaybolabilir.
Evde 3-2-1 nasıl uygulanır?
Ev kullanıcıları için en değerli veriler genellikle fotoğraflar, videolar ve kişisel belgelerdir. Basit bir düzen şöyle olabilir:
- Kopya 1: Bilgisayarınız veya telefonunuz (orijinal veriler).
- Kopya 2: Ayda bir veya önemli bir olaydan sonra güncellediğiniz bir harici disk. Yedek aldıktan sonra diski bilgisayardan ayırın.
- Kopya 3: Bir bulut depolama hizmeti ya da evden farklı bir yerde (örneğin bir aile büyüğünüzde) saklanan ikinci bir harici disk.
Telefonlar için otomatik bulut yedeklemesini açık tutmak ve fotoğrafları dönem dönem bilgisayara aktarmak, en çok kaybedilen anıların korunmasını sağlar.
Küçük ofislerde 3-2-1 nasıl uygulanır?
Ofislerde muhasebe verileri, müşteri dosyaları ve ortak klasörler genellikle bir NAS veya sunucuda tutulur. Burada yapılan en büyük hata, NAS’ın veya RAID’in kendisini yedek sanmaktır. RAID, bir disk arızalandığında sistemin çalışmaya devam etmesini sağlar; ancak yanlışlıkla silme, fidye yazılımı, cihaz arızası veya yangın karşısında koruma sağlamaz. Bu konuyu RAID veri kurtarma sayfamızda ayrıntılı anlattık.
Küçük bir ofis için örnek bir düzen:
- Kopya 1: NAS veya dosya sunucusu (çalışan veriler).
- Kopya 2: NAS’ın her gece otomatik olarak yedek aldığı, ayrı bir yedekleme diski veya ikinci bir NAS.
- Kopya 3: Bulut yedekleme hizmeti ya da haftalık olarak değiştirilip ofis dışında saklanan harici diskler.
Ek olarak NAS’ınızda anlık görüntü (snapshot) özelliğini etkinleştirmek, yanlışlıkla silme ve fidye yazılımı saldırılarına karşı çok değerli bir ek koruma katmanı sağlar.
Fidye yazılımı çağında “çevrimdışı” kopya
Fidye yazılımları, ağ üzerinden erişebildikleri her şeyi şifrelemeye çalışır: bilgisayarı, paylaşılan klasörleri, bağlı harici diskleri ve hatta bazen yedekleme klasörlerini. Bu yüzden 3-2-1 kuralına günümüzde sıkça bir ek yapılır: Kopyalardan en az birinin çevrimdışı (bağlantısı kesilmiş) ya da değiştirilemez (immutable) olması. Yedek aldıktan sonra fişten çekilen bir harici disk, en basit çevrimdışı kopyadır. Fidye yazılımı saldırılarında neler yapılabileceğini fidye yazılımı veri kurtarma sayfamızda anlattık.
Yedeğinizi test etmeyi unutmayın
Laboratuvarda sık karşılaştığımız bir başka durum da yedeklerin aslında çalışmıyor olmasıdır: yedekleme yazılımı aylar önce hata vermeye başlamış, yedek diski dolmuş ya da yedekler açılamıyor. Bunu önlemek için:
- Ayda bir, yedekten rastgele birkaç dosyayı geri yükleyip açılıp açılmadığını kontrol edin.
- Yedekleme yazılımının hata bildirimlerini e-postanıza yönlendirin.
- Yedek disklerinin doluluk oranını takip edin.
- Yedekleme düzeninizi yazılı hâle getirin; işi yapan kişi değiştiğinde süreç aksamasın.
Yedek diskler de bozulur
Yedekleme için kullanılan harici diskler de birer harddisktir ve zamanla bozulabilir. Yıllarca çekmecede bekleyen bir yedek diskin, ihtiyaç duyulduğu gün çalışmadığını görmek ne yazık ki sık rastlanan bir durumdur. Yedek disklerinizi birkaç yılda bir yenilemeyi ve en az iki farklı yedek ortamı kullanmayı alışkanlık hâline getirin. Disklerin bozulmadan önce verdiği işaretleri harddisk bozulma belirtileri yazımızda bulabilirsiniz.
Geç kaldıysanız
Yedeğiniz yoksa ve bir disk, NAS ya da sunucu zaten arızalandıysa, panik yapmayın ve cihazı çalıştırmaya devam etmeyin. Arızalı cihazı kapatmak ve profesyonel bir değerlendirme almak, kurtarma şansınızı korumak için yapabileceğiniz en doğru adımdır. Ücretsiz analiz ile kurtarılabilecek veri oranını, süreyi ve sabit fiyatı önceden öğrenebilirsiniz. Verileriniz kurtarıldıktan sonra da ilk işiniz, bu yazıdaki düzeni kurmak olsun.